Avukat Alperen Eren olarak, Kayseri Avukat ve Kayseri Hukuk Bürosu çerçevesinde Miras Hukuku alanında faaliyet göstermekte ve avukatlık hizmeti ile hukuki danışmanlık hizmeti verilmektedir.

Vasiyetname Nedir?

Hukuk sistemimizde, kişilerin ölüme bağlı tasarruflarda bulunmak suretiyle, ölüm olayının gerçekleşmesi akabinde mal varlıklarının akıbetinin ne olacağına dair irade beyan etme özgürlüğü tanınmıştır. Kişinin ölümü akabinde sonuç doğuracak olan bu tarz irade beyanlarını içeren hukuki işlemlere ölüme bağlı tasarruflar denilmektedir ve ölüme bağlı tasarruflar: Miras sözleşmeleri ve vasiyetname olarak 2 ana başlık altında ele alınabilir. Sonuç olarak vasiyetname, bir çeşit ölüme bağlı tasarruftur.


Türk Medeni Kanunun 514. maddesine göre:

“Mirasbırakan, tasarruf özgürlüğünün sınırları içinde, malvarlığının tamamında veya bir kısmında vasiyetname ya da miras sözleşmesiyle tasarrufta bulunabilir.
Mirasbırakanın üzerinde tasarruf etmediği kısım yasal mirasçılarına kalır.”


Vasiyetname, kişinin ölümünden sonra malvarlığının ne şekilde tasfiye edileceği ve mirasının ne şekilde paylaştırılacağı yönünde henüz hayattayken sözlü veya yazılı olarak ya da resmi düzenleme şeklinde beyanda bulunduğu bir çeşit ölüme bağlı tasarruftur. Kanuna göre, her türlü sözlü ve yazılı irade beyanı vasiyetname olarak kabul edilemez. Yalnızca kanuna ve usule uygun olarak düzenlenen bir vasiyetname, murisin iradesine uygun şekilde sonuç doğurur.

Ayrıca kişinin vasiyetname ile çocuğunu tanıması veya vakıf kurması ya da mevcut bir vakfa bağışta bulunması gibi hususlar da mümkündür.

Tabii ki kanun ve uygulama, kişiye vasiyetname düzenleme noktasında sınırsız bir irade özgürlüğü tanımamıştır. Bu makalemizde vasiyetnamenin nasıl düzenleneceği, sınırları, çeşitleri, etki süresi, ispat değeri, iptal veya geçersizliği gibi hususlar üzerinde duracağız; ayrıca Yargıtay kararları ile birlikte vasiyetnameye ilişkin hukuki uygulamaları öğreneceğiz.


Vasiyetname Nasıl Düzenlenir?

Vasiyetname düzenlenirken kanunen uyulması gerektiği belirtilmiş olan kurallara uygun bir usul izlenilmelidir. Aşağıda detaylı olarak vasiyetname çeşitlerinden ve her bir vasiyetname türünün hukuki geçerlilik doğurması için ne şekilde hazırlanması gerektiğinden bahsettik.

Vasiyetname hazırlanması planlanıyorsa, öncelikle hazırlanacak olan vasiyetnamenin türü seçilmeli (sözlü, el yazılı veya resmi vasiyetname) sonra aşağıda detaylı bir şekilde açıklamış olduğumuz, katı olarak uygulanan şartlara uygunluk sağlanmalıdır.

Kanunda vasiyetname türlerinin geneli ve spesifik olarak her biri için belirtilmiş olan kurallar, geçerlilik şartıdır, dolayısıyla bu şartlara aykırılık, vasiyetnamenin geçerliliği hususunda soru işareti yaratacaktır ve vasiyetnamenin iptali davası gibi hukuki uyuşmazlıkları gündeme getirebilecektir. Bu süreçte yapılacak en ufak bir hatanın, daha sonra vasiyetnamenin geçerliliğini ortadan kaldıracağının bilincinde olunmalı ve alanında uzman bir vasiyetname avukatından hukuki danışma ve temsil desteği alınmalıdır.


Her Tür Vasiyetname İçin Ortak Şartlar

Bunun yanında hangi tür vasiyetname düzenlenecek olursa olsun, vasiyetname düzenlemek isteyen kişi:

  • 15 yaşını tamamlamış olmalı,
  • Ayırt etme yetisine ve hukuki işlem ehliyetine sahip olmalı,
  • Şarta bağlı vasiyetname düzenlenmiş ise, bu şart hukuka veya ahlaka aykırı olmamalı,
  • Aşağıda detaylandıracağımız üzere vasiyetname türüne göre kanunda zorunlu tutulmuş şartları yerine getirmelidir.

Hukuk sistemimizde, bu şartları sağlayan kısıtlı da, kısıtlılığının kapsamına dair tüm diğer şartların sağlanması halinde vasiyetname bırakabilmektedir.

Şarta Bağlı Vasiyetname

Şarta bağlı vasiyetname, miras bırakan kişinin belirli bir olayın gerçekleşmesini şart koşarak bir kimseye malvarlığı bırakmak istemesi durumunda düzenlediği özel bir vasiyetname türüdür. Bu durumda, miras bırakan kişi, mirasçıya veya vasiyet alacaklısı olarak belirlediği üçüncü kişilere bazı yükümlülükler veya şartlar getirebilir. Bu şartların yerine getirilmesi hâlinde, vasiyet yerine getirilmiş olur.

Türk hukuk sisteminde bu tür bir vasiyetnamenin düzenlenmesi mümkündür. Medeni Kanunumuz, vasiyet eden kişiye belirli şartlar ve yükümlülükler içeren tasarruflar yapma imkânı tanımaktadır. Ancak bu şartların, hukuki geçerlilik taşıyabilmesi için bazı kurallara uygun şekilde belirlenmesi gerekir. Tüm geçerlilik koşulları sağlandığı takdirde, vasiyetnamedeki şartlar ölüm anından itibaren ilgili kişiler tarafından ileri sürülebilir.

Bununla birlikte, şarta bağlı vasiyetnamelerin geçerli olabilmesi, bazı yasal kuralların eksiksiz yerine getirilmesine bağlıdır. Vasiyetnamede yer alan koşullar ya da yükümlülükler eğer hukuk düzenine veya genel ahlaka aykırılık taşıyorsa, bu durum hem şartların hem de onlara bağlı tasarrufların geçersiz sayılmasına yol açar. Bu nedenle, şart gerçekleşse dahi, içeriği hukuka ya da ahlaka aykırı olan bir vasiyet tasarrufu geçerli kabul edilmeyecektir.

Şarta bağlı vasiyetname hazırlamayı düşünen kişiler, vasiyetnamenin içeriğinde yer alan tüm şartların açık, net ve anlaşılır olmasına dikkat etmelidir. Aynı şekilde, bu şartların yasal ve ahlaki kurallara uygun olup olmadığının da değerlendirilmesi gerekir. Aksi hâlde vasiyetnamenin belirli kısımları geçersiz sayılabilir veya iptal edilebilir. Bu nedenle vasiyet düzenleme sürecinde uzman bir miras hukuku avukatından hukuki danışmanlık alınması büyük önem taşır.


Saklı Paylı Mirasçıların Vasiyetnameye Karşı Hakları

Vasiyetname düzenlenmesindeki en temel amaçlardan biri, ölüm sonrası mirasçılar arasında çıkabilecek olası uyuşmazlıkları önlemek ve malvarlığının paylaşımı konusunda belirsizlikleri ortadan kaldırmaktır.

Saklı paylı mirasçılar ise, vasiyetnameyle bile hakları tamamen ortadan kaldırılamayan, yasal olarak belirli oranlarda mirastan pay alma hakkına sahip kişilerdir. Medeni Kanunumuz bu kişilerin haklarını açık şekilde koruma altına almıştır. Miras bırakan kişi, saklı paylı mirasçının bu hakkını ihlal edecek şekilde tasarrufta bulunamaz. Böyle bir durumda, mirasçı vasiyetnamenin açılmasının ardından tenkis davası açarak saklı payının ihlal edilen kısmının kendisine verilmesini talep edebilir.

Dolayısıyla, miras bırakanın tasarruf özgürlüğü, saklı pay sahibi mirasçıların bu yasal hakları ve ilgili usul hükümleri ile sınırlandırılmıştır. Saklı payların ihlal edilmesi hâlinde hukuki süreçler kaçınılmaz olabilir ve bu da mirasçılar arasında istenmeyen karmaşalara sebebiyet verebilir. Vasiyetname hazırlanırken bu durumun göz ardı edilmesi, ileride ciddi hukuki sorunlara yol açabilir. Bu nedenle, miras hukuku konusunda deneyimli bir avukatla görüşerek hukuki destek alınması faydalı olacaktır.

Saklı pay ve tenkis davası hakkında özellikle dikkat edilmesi gereken bir diğer husus ise şudur: Miras bırakan tarafından yapılan ölüme bağlı tasarruflar, tasarruf edilebilir kısmın sonradan azalması durumunda geçersiz hâle gelmez. Ancak bu durumda da tenkis talebi söz konusu olabilecektir.


Vasiyetname Çeşitleri

Türk Medeni Kanunu’nun 531. maddesine göre, vasiyetname üç farklı şekilde yapılabilir:

  • Resmi Vasiyetname,
  • El Yazısı ile Vasiyetname,
  • Sözlü Vasiyetname

Uygulamada mümkün olduğu sürece, ispat kolaylığı ve hukuki güvenlik bakımından resmi vasiyetnamenin tercih edilmesi en sağlıklı yöntemdir.

a) Resmi Vasiyetname Nasıl Düzenlenir?

Resmi vasiyetname, iki tanığın huzurunda ve resmi bir memur eşliğinde hazırlanan bir vasiyet türüdür.

Türk Medeni Kanunu’nun 532. Maddesi şu şekildedir:

“Resmî vasiyetname, iki tanığın katılmasıyla resmî memur tarafından düzenlenir. Resmî memur, sulh hâkimi, noter veya kanunla kendisine bu yetki verilmiş diğer bir görevli olabilir.”

Resmi vasiyetname hazırlamak isteyen mirasbırakan, bu arzusunu resmi görevliye — yani noter, sulh hakimi veya yetkilendirilmiş başka bir memur — bildirir. Bu bildirim üzerine memur, vasiyetnamenin metnini yazar veya yazdırır, ardından belgeyi mirasbırakana verir. Mirasbırakan, vasiyetnameyi okuyarak inceler ve arzularına uygun bulması hâlinde imzalar.

Türk Medeni Kanunu’nun 533. Maddesi der ki:

“Mirasbırakan, arzularını resmî memura bildirir. Bunun üzerine memur, vasiyetnameyi yazar veya yazdırır ve okuması için mirasbırakana verir. Vasiyetname, mirasbırakan tarafından okunup imzalanır. Memur, vasiyetnameye tarih koyarak imzalar.”

Noter veya resmi memur, düzenlenmiş vasiyetnameyi saklamakla yükümlüdür. Bu işlem çoğunlukla noterlerde yapılır.


a.1) Resmi Vasiyetnamede Tanıkların Rolü

Resmi vasiyetname hazırlanırken iki adet tanığın hazır bulunması zorunludur. Bu kişiler, Türk Medeni Kanunu’nun 536. maddesinde tanıklık yapamayacağı açıkça belirtilmiş kişilerden olmamalıdır. Herhangi bir yasal engeli olmayan, fiil ehliyetine sahip ve ergin her birey tanıklık edebilir.

Vasiyetnamenin metni mirasbırakan tarafından okunup imzalanır; ardından resmi memur belgeye tarih koyar ve kendisi de imzalar. Bu aşamadan sonra mirasbırakan, vasiyetnamenin içeriğini okuduğunu ve arzularına uygun olduğunu tanıkların huzurunda beyan eder. Tanıklar da, bu beyanın kendi önlerinde yapıldığını ve mirasbırakanın tasarruf ehliyetine sahip olduğunu yazarak veya yazdırarak vasiyetnamenin altını imzalar.

Türk Medeni Kanunu’nun 534. Maddesine göre:

“Vasiyetnameye tarih ve imza konulduktan hemen sonra mirasbırakan, vasiyetnameyi okuduğunu, bunun son arzularını içerdiğini memurun huzurunda iki tanığa beyan eder. Tanıklar, bu beyanın kendi önlerinde yapıldığını ve mirasbırakanı tasarrufa ehil gördüklerini vasiyetnameye yazarak veya yazdırarak altını imzalarlar. Vasiyetname içeriğinin tanıklara bildirilmesi zorunlu değildir.”

Tanıkların vasiyetin içeriğini bilmesi şart değildir. Önemli olan, tanıkların vasiyetnamenin serbest irade ile ve baskı olmaksızın düzenlendiğini doğrulamasıdır. Tanıklar ayrıca, düzenleme işleminin hukuka uygun olarak gerçekleştirildiğini de belgelemektedir.


a.2) Vasiyet Edenin Hasta veya Engelli Olması Durumu

Normal şartlarda resmi vasiyetnamenin düzenlenmesi süreci ve tanıkların görevi yukarıdaki gibidir. Ancak vasiyet bırakan kişi engelli veya hasta ise, bu durumda işlemler farklı bir prosedüre bağlanır.

Türk Medeni Kanunu’nun 535. Maddesine göre:

“Mirasbırakan vasiyetnameyi bizzat okuyamaz veya imzalayamazsa, memur vasiyetnameyi iki tanığın önünde ona okur ve bunun üzerine mirasbırakan vasiyetnamenin son arzularını içerdiğini beyan eder. Bu durumda tanıklar, hem mirasbırakanın beyanının kendi önlerinde yapıldığını ve onu tasarrufa ehil gördüklerini; hem vasiyetnamenin kendi önlerinde memur tarafından mirasbırakana okunduğunu ve onun vasiyetnamenin son arzularını içerdiğini beyan ettiğini vasiyetnameye yazarak veya yazdırarak altını imzalarlar.”

Örneğin, görme engelli bir kişinin vasiyet hazırlamak istemesi durumunda, noter veya memur vasiyetnamenin içeriğini yüksek sesle iki tanığın huzurunda okur. Vasiyetçi de, bu içeriği anladığını ve kabul ettiğini sözlü olarak beyan eder. Tanıklar bu işlemi onaylayarak imzalarını atar.

💡 Önemli Not:

Vasiyet bırakan kişinin akıl sağlığına yönelik herhangi bir şüphe bulunuyorsa, işlemin yapılacağı gün mutlaka bir devlet hastanesinden psikiyatri raporu alınmalıdır. Bu rapor, vasiyetname belgesinin arkasına eklenmelidir. Böyle bir rapor alınmadığı takdirde, ileride vasiyetin iptali davası açılarak mirasbırakanın vasiyet tarihinde fiil ehliyetine sahip olmadığı ileri sürülebilir. Bu yüzden tüm vasiyet düzenleyen kişilerin önlem olarak akıl sağlığı raporu alması önerilmektedir.

b) El Yazılı Vasiyetname Nasıl Hazırlanır?

El yazılı vasiyetname, mirasbırakanın kendi el yazısı ile düzenlediği ve herhangi bir resmi makama başvurmadan oluşturabildiği vasiyet türüdür. Bu tür vasiyetnamede noter, sulh hakimi ya da başka bir resmi memurun katılımı zorunlu değildir. Ancak isteyen mirasbırakan, düzenlediği el yazılı vasiyetnamesini güvenli şekilde saklanmak üzere bu resmi mercilere teslim edebilir.

Yasal Dayanak: Türk Medeni Kanunu Madde 538

“El yazılı vasiyetnamenin yapıldığı yıl, ay ve gün gösterilerek başından sonuna kadar mirasbırakanın el yazısıyla yazılmış ve imzalanmış olması zorunludur. El yazılı vasiyetname, saklanmak üzere açık veya kapalı olarak notere, sulh hâkimine veya yetkili memura bırakılabilir.”

El Yazılı Vasiyetnamenin Geçerli Olabilmesi İçin Gerekli Şartlar:

  • Baştan sona mirasbırakanın el yazısı ile yazılmış olmalıdır.
  • Vasiyetnamenin düzenlenme tarihi (yıl, ay, gün) açıkça belirtilmeli ve el yazısıyla yazılmış olmalıdır.
  • Mirasbırakanın imzası bulunmalıdır.

Bu üç şarttan herhangi birinin eksikliği, vasiyetnamenin geçersizliğine veya iptaline sebebiyet verebilir. Bu koşulların amacı, vasiyet edenin iradesinin doğrudan ve özgür şekilde yansıtıldığından emin olunmasıdır.

❌ Örnek Geçersizlik Durumları:

  • Vasiyetnamenin bilgisayarda yazılıp çıktı alınarak imzalanması,
  • Tarih kısmının eksik bırakılması,
  • El yazısı yerine başkasına yazdırılmış olması.

Bu gibi durumlarda el yazılı vasiyetname hukuken geçersiz sayılır.

📅 Tarih Belirtmenin Önemi

Tarih, hem mirasbırakanın hangi dönemde bu vasiyeti yaptığı hem de o dönemde hukuki işlem ehliyetine sahip olup olmadığının anlaşılabilmesi açısından çok önemlidir. Örneğin vasiyetnamenin yazıldığı gün, mirasbırakana alzheimer teşhisi konulmuş olması durumunda, vasiyetin geçersizliğine yönelik iddialar ortaya atılabilir. Bu nedenle tarih, ileride çıkabilecek davalarda belirleyici rol oynayabilir.

📁 Saklama ve Güvenlik

El yazılı vasiyetname, noter huzurunda düzenlenmediği için saklama sorumluluğu mirasbırakana aittir. Bu belge, evde güvenli bir yerde muhafaza edilebilir veya güvenilir bir kişiye teslim edilebilir. Alternatif olarak, kapalı zarfta noter, sulh hakimi ya da yetkili memura da bırakılabilir.


c) Sözlü Vasiyetname Nedir ve Nasıl Yapılır?

Bazı olağanüstü durumlar sebebiyle mirasbırakanın yazılı vasiyet düzenlemesi mümkün olmayabilir. Örneğin savaş, doğal afet, ulaşımın kesilmesi ya da ani sağlık sorunları gibi hallerde, kişi son arzularını sözlü olarak bildirme yoluna gidebilir. Bu gibi özel ve zorlayıcı durumlarda, sözlü vasiyetname devreye girer.

Yasal Dayanak: Türk Medeni Kanunu Madde 539

“Mirasbırakan; yakın ölüm tehlikesi, ulaşımın kesilmesi, hastalık, savaş gibi olağanüstü durumlar yüzünden resmî veya el yazılı vasiyetname yapamıyorsa, sözlü vasiyet yoluna başvurabilir…”

Sözlü Vasiyetnamenin Geçerli Olabilmesi İçin Şartlar:

  1. Mirasbırakan, olağanüstü bir durum nedeniyle yazılı vasiyet yapamıyor olmalıdır.
  2. Bu kişi, iki tanığa son arzularını sözlü olarak bildirir.
  3. Tanıklardan biri, bu beyanları yıl, ay, gün ve yer belirterek yazar, imzalar ve diğer tanığa da imzalatır.
  4. İkisi birlikte, bu belgeyi vakitle kaybetmeden sulh ya da asliye mahkemesine teslim eder.
  5. Mahkeme huzurunda, mirasbırakanın bu beyanı olağanüstü koşullar altında yaptığını ve ehil olduğunu bildirirler.

Sözlü Vasiyetname Tanıkları Kimler Olamaz?

Tanıkların, TMK 536. maddesine göre aşağıda sayılan kişilerden biri olmaması gerekir:

  • Fiil ehliyeti olmayanlar,
  • Kamu hizmetinden yasaklı kişiler,
  • Okur-yazar olmayanlar,
  • Mirasbırakanın eşi,
  • Üstsoy ve altsoy hısımları, kardeşleri ve eşleri.

Türk Medeni Kanunu Madde 540 Ek Bilgilendirme:

“Sözlü vasiyet yapan kişi askerlikteyse teğmen veya üst rütbeli bir subay,
yurt dışındaki ulaşım araçlarında ise araç sorumlusu,
sağlık kurumunda ise en yetkili yönetici hâkim yerine geçer.”

Bu kural, olağanüstü şartların sürdüğü anlarda da vasiyetin geçerli bir mercie ulaştırılmasını sağlar.

🕒 Sözlü Vasiyetin Geçerlilik Süresi

Mirasbırakan, daha sonra el yazılı veya resmi vasiyetname yapma imkanına kavuşursa, bu andan itibaren bir ay içinde sözlü vasiyet geçerliliğini yitirir. Örneğin savaşta bulunan bir kişi sözlü vasiyet yaptıysa, savaştan sağ çıktıktan sonra bir ay içinde başka bir vasiyet düzenlemezse sözlü vasiyet geçerliliğini kaybeder.

📌 Vasiyetnameden Dönme Nedir? Nasıl Yapılır?

Miras bırakan kişi, vasiyetnamede belirttiği iradesinden dönme hakkına sahiptir. Türk Medeni Kanunu’na göre vasiyetnameden dönmenin üç farklı yöntemi bulunmaktadır:

1. Yeni Vasiyetname Düzenleyerek Vasiyetten Dönme

Mirasbırakan, önceki vasiyetini tamamen veya kısmen hükümsüz kılmak amacıyla tüm yasal şekil şartlarına uygun yeni bir vasiyetname düzenleyebilir. Bu yeni vasiyetname açıkça önceki vasiyeti ortadan kaldırabileceği gibi, örtülü olarak da eski vasiyetin yerine geçebilir.

2. Vasiyetnamenin Yok Edilmesi

Vasiyetnamenin mirasbırakan tarafından bilerek yok edilmesi veya kazayla ya da üçüncü kişilerin kusuruyla yok olması halinde, vasiyetnamenin içeriği açık ve net biçimde belirlenemiyorsa bu vasiyetname artık geçerliliğini kaybeder. Bu gibi durumlarda zarar gören taraflar için tazminat hakkı saklıdır.

3. Yeni Vasiyetin Öncekini Geçersiz Kılması

Eğer mirasbırakan, önceki vasiyetini tamamlamak amacıyla yazmadığı açık olan yeni bir vasiyetname kaleme almışsa, bu belge eski vasiyetin yerine geçer. Ayrıca mirasbırakanın belirli bir malı bir kişiye vasiyet ettikten sonra bu mala dair vasiyetiyle çelişen başka bir işlem yapması (örneğin malı satması), o mal üzerindeki vasiyet iradesini ortadan kaldırır.


👤 Vasiyet Alacaklısı ve Vasiyet Yükümlüsü Kimdir?

Vasiyet Alacaklısı Nedir?

Vasiyet alacaklısı, vasiyetname kapsamında kendisine mal, mülkiyet, para ya da hak bırakılan kişidir. Bu kişi mirasçılardan biri olmak zorunda değildir. Bir vakıf, dernek veya tamamen üçüncü bir şahıs olabilir.

Vasiyet Yükümlüsü Nedir?

Vasiyet yükümlüsü, mirasbırakanın iradesiyle kendisine düşen görevi yerine getirmekle sorumlu kişidir. Genellikle mirasçılar ya da mirastan belirli bir pay alan kimseler bu yükümlülüğü üstlenir. Yani vasiyet yükümlüsü, vasiyet edilen hak veya malları vasiyet alacaklısına aktarmakla yükümlüdür.

📌 Not: Vasiyet alacaklısı, kendisine yapılan vasiyeti reddedebilir. Reddetmesi halinde vasiyet yükümlüsü bundan yararlanır. Ancak vasiyetname içinde alternatif bir düzenleme varsa, o hükme göre işlem yapılır.


👶 Vasiyetname Yoluyla Çocuğun Tanınması (Soybağının Kurulması)

Türk Medeni Kanunu uyarınca, bir kişi vasiyetname düzenleyerek çocuğunu tanıyabilir. Bu tanıma işlemi, tıpkı nüfus müdürlüğü ya da mahkemeye yapılan yazılı başvuru gibi sonuç doğurur.

📜 TMK Madde 295’e Göre:

“Tanıma, babanın, nüfus memuruna veya mahkemeye yazılı başvurusu ya da resmî senette veya vasiyetnamesinde yapacağı beyanla olur.”

Tanımanın İptali Kimler Tarafından Talep Edilebilir?

TMK 298’e göre:

  • Anne,
  • Çocuk veya çocuğun ölmesi halinde altsoyu,
  • Cumhuriyet savcısı,
  • Hazine,
  • Diğer ilgililer (örneğin mirasçılar)

Tanımanın iptali için dava açan kişi, tanıyan kişinin biyolojik baba olmadığını ispat etmekle yükümlüdür.

⏳ Dava Süresi

Tanımayı ve tanıyanın çocukla soybağını kuramayacağını öğrenen kişi, bu bilgiyi öğrendiği tarihten itibaren 1 yıl içinde ve her hâlükârda tanımanın üzerinden 5 yıl geçmeden dava açmalıdır. Bu sürelerin kaçırılması durumunda ise ancak haklı bir gerekçe varsa, bu gerekçenin ortadan kalkmasından itibaren 1 ay içinde dava açılabilir.


📌 Vasiyeti Yerine Getirme Görevlisi Nedir? Ne İş Yapar?

Mirasbırakan, vasiyetnamesinde ölümünden sonra uygulanmasını istediği işlemleri yürütmek üzere bir veya daha fazla vasiyeti yerine getirme görevlisi atayabilir.

Göreve Başlama ve Kabul

Görev bildirimi, vasiyetnamenin açılmasını takip eden süreçte sulh hakimi tarafından yapılır. Görevli bu görevi 15 gün içinde açıkça reddetmezse kabul etmiş sayılır. Bu sürede reddetmeyen kişi artık görevli konumuna geçer.

Birden Fazla Görevli Durumu

Eğer birden fazla görevli atanmışsa ve vasiyetnamede aksi belirtilmemişse, bu görevliler birlikte hareket eder.


🔧 Vasiyeti Yerine Getirme Görevlisinin Yetkileri ve Sorumlulukları

TMK Madde 552’ye göre vasiyeti yerine getirme görevlisi, mirasbırakanın ölüme bağlı tasarruflarını yerine getirmek için gereken tüm işlemleri yapma yetkisine sahiptir.

Başlıca Yetkiler:

  • Terekeye ait mal, hak ve borçların listesini çıkarmak
  • Terekenin yönetimini üstlenmek
  • Alacakları tahsil edip borçları ödemek
  • Vasiyetin gereklerini yerine getirmek
  • Terekenin paylaşım planını hazırlamak
  • Dava ve icra işlemlerinde mirasçılar adına hareket etmek

Sorumluluk

Vasiyeti yerine getirme görevlisi, görevini ifa ederken dürüstlük kuralına ve vekil sorumluluğuna tabidir. Görevini kötüye kullanması durumunda, sulh hakimi görevi sonlandırabilir. Hakimin bu kararına karşı 15 gün içinde asliye hukuk mahkemesine itiraz mümkündür.

Malların Devri İçin Yetki Gerekir mi?

Tereke mallarının devri ya da ayni hak tesisi gerekiyorsa, bu işlemler için sulh hakiminin izni şarttır. Ancak olağan yönetim giderleri için bu izne gerek yoktur.


📅 Vasiyetnamenin Geçerlilik Süresi

Sözlü vasiyetname dışındaki tüm vasiyetnameler için herhangi bir geçerlilik süresi bulunmamaktadır. Mirasbırakan tarafından geçersiz kılınmadığı sürece, örneğin yeni bir vasiyetname yazılmadıkça, vasiyetname geçerliliğini süresiz şekilde korur.

Sözlü Vasiyet İçin Süre

Sözlü vasiyetler ise, olağanüstü hâllerin sona ermesinden itibaren 1 ay içinde başka bir vasiyet yapılmazsa hükmünü yitirir.


⚖️ Vasiyetnamenin İptali Davası

Vasiyetnamenin iptali, vasiyetten olumsuz etkilenen mirasçılar veya vasiyet alacaklıları tarafından açılabilir. Dava, vasiyetnamenin tamamına veya sadece belirli bir kısmına yönelik olabilir.

Vasiyetnamenin İptali Sebepleri:

  1. Mirasbırakanın tasarruf ehliyetine sahip olmaması
  2. Aldatma, zorlama veya korkutma etkisiyle vasiyetnamenin düzenlenmiş olması
  3. İçeriğin, şarta bağlı hükümlerin veya yüklemelerin hukuka ya da ahlaka aykırı olması
  4. Şekil şartlarına uyulmaksızın vasiyetname düzenlenmiş olması

🕒 Dava Açma Süresi:

İptal davası, vasiyetnameden haberdar olunan ve iptal sebebinin öğrenildiği tarihten itibaren 1 yıl içinde açılmalıdır. Her hâlükârda, vasiyetnamenin açılma tarihinden itibaren:

  • İyi niyetli davalılara karşı 10 yıl,
  • Kötü niyetli davalılara karşı 20 yıl geçtikten sonra dava açılamaz.

Yorum bırakın

Ben Avukat Alperen Eren.

Avukatlık stajımı, farklı dava türlerine yakından temas etme imkânı bulduğum Af Hukuk Bürosu’nda tamamladım. Bu süreçte hem teorik bilgimi pratikle pekiştirme hem de mesleki etik ve sorumluluğu yerinde öğrenme fırsatı edindim.

Mesleğe adım attığım ilk günden itibaren, hukukun yalnızca bir meslek değil, topluma hizmet etmenin en etkili yollarından biri olduğuna inandım. Müvekkillerime sadece hukuki destek değil, aynı zamanda güven veren bir yol arkadaşlığı sunmayı amaçlıyorum.

İletişim Bilgileri

Son Makaleler