Avukat Alperen EREN olarak, Kayseri Avukat ve Kayseri Hukuk Bürosu çerçevesinde İdare Hukuku alanında faaliyet göstermekte ve avukatlık hizmeti ile hukuki danışmanlık hizmeti verilmektedir.

İdari İşlemler Nedir?

İdari işlemler, yetkili idari mercilerin kamu yararı amacıyla tek taraflı olarak tesis ettikleri işlemlerdir. Kural olarak idare; yetkisi dâhilindeki işlemleri, başka hiçbir organın onayına ya da kararına ihtiyaç duymaksızın tesis ve icra edebilir.

İdari işlemler, hukuka uygunluk karinesi sayesinde yargı organlarınca iptaline karar verilinceye kadar geçerliliğini korur. Anayasa’nın 125. maddesi ise idarenin eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğunu düzenlemiştir.

Hukuka aykırı olduğu iddia edilen idari işlemler, İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) m.2 kapsamında idari işlemin iptali davası açılarak ortadan kaldırılabilir.

İptal Davası ve Yetkili Mahkeme

İptal davası açma yetkisi, menfaati ihlal edilen kişilere tanınmıştır. Yargılama sonucunda idari işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurlarından en az birinde hukuka aykırılık bulunursa, işlemin iptaline karar verilir.

Bu davalarda görevli mahkemeler, idari yargı mercileridir. Genel yetkili mahkeme ise İYUK m.32 uyarınca, dava konusu idari işlemi tesis eden idari merciin bulunduğu yer mahkemesidir.

İdare mahkemelerinde dava açma süresi kural olarak 60 gündür. Ancak, iptali istenen işlemin kaldırılması ya da değiştirilmesi amacıyla üst makamlara başvuru yapılabilir.

İdari Mercilerin Takdir Yetkisi

İdari merciler, sorumlulukları dâhilindeki iş ve işlemlerde takdir yetkisine sahiptir. Ancak bu yetki sınırsız değildir. İdare, yasa koyucu tarafından kendisine verilen yetkiyi hukuka uygun şekilde ve yasal sınırlar içinde kullanmak zorundadır.

Aksi durumda, İYUK m.2/1-a’da belirtilen şartlardan en az biri ihlal edilmişse, ilgili idari işlem hakkında iptal davası açılabilir.


1. İdari İşlemin Unsurları

Bir idari işlemin hukuka uygun kabul edilebilmesi için şu beş unsurun birden gerçekleşmesi gerekir:

  • Yetki
  • Şekil
  • Sebep
  • Konu
  • Amaç

2. İdari İşlemin Unsurlarında Hukuka Aykırılık

Yetki Yönünden Hukuka Aykırılık

Mevzuatta yetkili kılınan idari merci dışında başka bir merci tarafından tesis edilen idari işlem hukuka aykırıdır. Yetki yalnızca kanun ve Anayasa’dan doğar.

Yetki unsuruna aykırılık üç başlık altında incelenir:

a) Yer İtibariyle Yetkisizlik

Her idari birim, yalnızca kendi yetki sınırları içinde işlem tesis edebilir. Buradaki “yer” kavramı coğrafi sınırı ifade eder. Yetki alanı dışında tesis edilen işlemler yer yönünden yetkisizlik nedeniyle hukuka aykırıdır.

b) Konu İtibariyle Yetkisizlik

İdarenin kendi yetki alanı dışında kalan bir konuda işlem yapması halinde, bu işlem konu itibariyle yetkisiz sayılır.

c) Zaman İtibariyle Yetkisizlik

İdari memurlar belirli süreler için yetkilendirilir. Yetki süresinin sona ermesine rağmen idare adına işlem yapılırsa, bu işlem zaman itibariyle yetkisizlik nedeniyle sakattır.


Şekil Yönünden Hukuka Aykırılık

İdari işlemlerin hangi şekil şartlarıyla tesis edileceği mevzuatta açıkça belirtilmiştir.

Şekil şartına uyulmayan idari işlem, özü itibariyle hukuka uygun olsa bile iptal edilebilir. Bu nedenle şekil yönünden aykırılık idari yargıda iptal davasına konu olabilir.


Sebep Yönünden Hukuka Aykırılık

İdari işlemlerin sebebi, idareyi belirli bir işlem yapmaya sevk eden saiktir.

Her idari işlem mutlaka hukuka uygun bir sebebe dayanmalıdır. Sebebin gerçekleşmediği hallerde işlem, sebep unsuru bakımından hukuka aykırı olur.

Örnek: Öğrenciye kopya çektiği gerekçesiyle uzaklaştırma cezası verilebilmesi için öğrencinin gerçekten kopya çekmiş olması gerekir. Aksi halde verilen disiplin cezası iptale konu olabilir.

Sebebi mevzuatta düzenlenmeyen işlemler, kamu yararı çerçevesinde tesis edilebilir. Ancak dava açıldığında idare, dayandığı sebebi açıklamak zorundadır. Açıklama yapılmazsa, işlem sebep unsuru bakımından hukuka aykırı kabul edilir.


Konu Yönünden Hukuka Aykırılık

Her idari işlem, belirli bir hukuki veya fiili sonucu hedefler. İşlemin doğurduğu sonuç, onun konusunu oluşturur.

İdari işlemin konusu mümkün ve meşru olmalıdır. Konusu hukuka aykırı veya imkânsız olan işlemler sakattır. Ayrıca işlemler kazanılmış hakları ihlal etmemelidir.

Konu ve sebep unsurları arasında ölçülülük ve nedensellik bağı bulunmayan işlemler de iptal edilebilir.


Amaç Yönünden Hukuka Aykırılık

İdari işlemin amacı her zaman kamu yararıdır. Kamu yararı dışında kişisel, siyasi veya üçüncü kişilerin çıkarını gözeten amaçlarla tesis edilen idari işlemler maksat yönünden hukuka aykırıdır.


UnsurlarAçıklamaÖrnek
Yetkiİdari işlemi yapmaya kanunen yetkili makamın bulunması gerekir.Belediye başkanının ruhsat verme yetkisi
Şekilİşlemin kanunda öngörülen şekil şartlarına uygun olması gerekir.Disiplin cezasının yazılı olarak verilmesi
Sebepİdari işlemin ortaya çıkmasına yol açan hukuki veya fiili neden.Memurun göreve geç gelmesi nedeniyle uyarı cezası
Konuİdari işlemin hukuk dünyasında doğurduğu sonuç.Memurun görevden uzaklaştırılması
Amaçİdari işlemin kamu yararına hizmet etmesi gerekir.İmar planı değişikliğinin şehir düzenini sağlamak amacıyla yapılması

3. İdari İşlemin İptali Davasını Kimler Açabilir?

İptal davası açma hakkı, yalnızca ilgili idari işlem dolayısıyla menfaati ihlal edilen kişiler tarafından kullanılabilir.

Burada önemli bir noktayı vurgulamak gerekir:

  • İptal davalarında menfaat ihlali yeterlidir.
  • Ancak tam yargı davalarında olduğu gibi mutlaka bir hak ihlalinin varlığı aranmaz.

Dolayısıyla, menfaatinin doğrudan etkilendiğini ispatlayan herkes, iptal davası açma hakkına sahiptir.


4. İdari İşlemin İptali Davası Ne Zaman Açılabilir?

İYUK’un 7. maddesi uyarınca, idari işlemlere karşı idare mahkemelerinde dava açma süresi kural olarak 60 gündür.

Bu hak düşürücü sürenin başlangıcı, idari işlemin ilgilisine tebliğ tarihinden itibaren hesaplanır.

Ancak, bazı durumlarda dava açma süresi dolmuş olsa dahi, bu sürenin yeniden canlanması mümkündür.

Üst Makama Başvuru (İYUK m.11)

Dava açmadan önce, dava açma süresi içinde olmak şartıyla, işlemin kaldırılması veya değiştirilmesi amacıyla bir üst makama başvurulabilir.

  • Bu başvuru zorunlu değildir, isteğe bağlıdır.
  • Başvuru yapılması halinde dava açma süresi durur.
  • Üst makam 30 gün içinde cevap vermezse, istem reddedilmiş sayılır.
  • Bunun üzerine ilgililer iptal davası açabilir.

5. İdari İşlemin İptali Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme

İptal davalarında görevli mahkemeler, idare mahkemeleridir. Ancak, özel kanunlarda farklı düzenlemeler yapılmışsa bu özel hükümler saklıdır.

Yetkili mahkeme ise, ilgili işlemi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir.


6. İdari İşlemlerin Mahkeme Kararı ile İptal Edilmesinin Sonuçları

İptal davası sonucunda idari işlemin iptaline karar verildiğinde, karar geçmişe yürür.

Yani, dava konusu işlem hiç yapılmamış sayılır ve tüm sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkar.

Danıştay kararlarında da açıkça belirtildiği üzere, iptal kararının geçmişe etkili olması idare hukukunun temel ilkelerindendir.

7. Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

İdare Mahkemelerinde Avukat Tutma Zorunluluğu Var mı?

Türk hukuk sisteminde taraflar, mahkemelerde kendilerini bizzat temsil edebilirler. Bu nedenle, idare mahkemelerinde avukat tutma zorunluluğu yoktur.

Ancak, İdare Hukuku mevzuatının karmaşık yapısı, İYUK’ta yer alan sürelerin kısa ve kesin oluşu gibi nedenlerle, dava sürecini hukukçu olmayan kişilerin yürütmesi halinde telafisi mümkün olmayan hak kayıpları yaşanabilir.

Bu sebeple, özellikle idari yargı sürecinde işlem yapılmadan önce mutlaka idare hukuku avukatından profesyonel destek alınması tavsiye edilir.


İdari İşlemin İptali Davasını Kimler Açabilir?

İdari işlemin iptali davasını, idarenin hukuka aykırı işlemi nedeniyle menfaati ihlal edilen herkes açabilir.

Buradaki menfaatin:

  • Meşru
  • Güncel
  • Kişisel

olması gerekir. Bu şartları taşıyan gerçek veya tüzel kişiler, iptal davası açma ehliyetine sahiptir.


Dava Sonucu İptal Edilen İşlemin Yerine Uygun Olan İşlemin Tesisine Karar Verilebilir mi?

İdare mahkemeleri yalnızca hukuka uygunluk denetimi yapar.

Dolayısıyla, hâkim idarenin yerine geçerek yeni bir işlem tesis edemez. Yerindelik denetimi yapma yetkisi yoktur.

İptal davası sonucunda hâkim yalnızca dava konusu işlemin iptaline karar verebilir.


Dava Açmadan Önce İdareye Başvurmak Zorunlu mudur?

İptal davası açmadan önce ilgili idareye başvuru yapmak zorunlu değildir.

Ancak kişi isterse, iptal davası açmadan önce idareye işlemin ortadan kaldırılması veya düzeltilmesi için başvuruda bulunabilir.

Bu başvuru:

  • İdarenin başvuruyu reddetmesine veya reddedilmiş sayılmasına kadar,
  • 60 günlük dava açma süresini durdurur.

Dava Süresince İşlemin Yürütmesinin Durdurulması Mümkün müdür?

İdare mahkemelerinde açılan iptal davası, doğrudan işlemin yürütmesini durdurmaz.

Yürütmenin durdurulması kararı verilebilmesi için:

  • İlgili tarafın ayrıca talepte bulunması,
  • Mahkemenin İYUK m.27’deki şartların oluştuğunu değerlendirmesi gerekir.

Bu şartlar sağlanmışsa, mahkeme işlemin yürütmesinin durdurulmasına karar verebilir.


İptal Davası ile Tam Yargı Davası Arasındaki Fark Nedir?

  • Tam Yargı Davası: Bir tür tazminat davasıdır. İdari işlemin doğurduğu zararların giderilmesi amaçlanır.
  • İptal Davası: İdari işlemin hukuka aykırılığının tespit edilerek, geçmişe dönük iptal edilmesi için açılır. Bu davada tazminat ödenmez.

Özel Dava Açma Süresi Nedir?

İdari işlemlerde dava açma süresi ikiye ayrılır:

  1. Genel Dava Açma Süresi: Tebliğden itibaren 60 gün.
  2. Özel Dava Açma Süresi: Kanunda özel olarak düzenlenmiş hallerde uygulanır.

⚠️ Özel dava açma süresinin geçerli olabilmesi için, idarenin ilgili işlemde bu sürenin açıkça belirtilmesi gerekir. Belirtilmemişse, genel süre (60 gün) uygulanır.


Düzenleyici İşlemler İptal Davasına Konu Olabilir mi?

Evet. Düzenleyici işlemler de iptal davasına konu olabilir.

  • Düzenleyici işlemler: Genel, soyut ve kişilik dışı kurallar barındıran, tek yanlı idari işlemlerdir.
  • Menfaati ihlal edilen kişiler, düzenleyici işlemin:
    • Tamamının,
    • Bir bölümünün,
    • Veya düzenleyici işleme dayanılarak tesis edilen birel işlemin iptalini isteyebilirler.

Yorum bırakın

Ben Avukat Alperen Eren.

Avukatlık stajımı, farklı dava türlerine yakından temas etme imkânı bulduğum Af Hukuk Bürosu’nda tamamladım. Bu süreçte hem teorik bilgimi pratikle pekiştirme hem de mesleki etik ve sorumluluğu yerinde öğrenme fırsatı edindim.

Mesleğe adım attığım ilk günden itibaren, hukukun yalnızca bir meslek değil, topluma hizmet etmenin en etkili yollarından biri olduğuna inandım. Müvekkillerime sadece hukuki destek değil, aynı zamanda güven veren bir yol arkadaşlığı sunmayı amaçlıyorum.

İletişim Bilgileri

Son Makaleler