Birleşme ve devralma süreçleri, dünyanın her yerinde olduğu gibi Türkiye’de de oldukça karmaşık ve çok yönlü işlemlerdir. Bu süreçlerde yapılan hatalar kimi zaman hazırlık eksikliğinden, kimi zaman bilgi yetersizliğinden, kimi zaman da duygusal faktörlerden kaynaklanır. Avukatlar olarak her hatayı engellememiz mümkün olmasa da, bu hataların yaratacağı riskleri yönetmek ve olumsuz sonuçları en aza indirmek konusunda müvekkillerimize önemli katkılar sağlayabiliriz.

Örneğin, uzun yıllar yönettiği şirketini satma aşamasında duygusal tepkiler gösteren bir müvekkilimizin, aslında işlemi bozmak istemediğini fark ettiğimizde, onun menfaatini gözeterek sürecin sağlıklı şekilde ilerlemesini sağlayabiliriz.

Hazırlıksızlık ve Bilgi Eksikliği

Bazı hatalar kaçınılmaz olsa da, deneyimli danışmanlarla çalışmak bu riskleri büyük ölçüde azaltır. Tecrübe ve bilgiye sahip olmadan birleşme veya devralma sürecini yürütmeye çalışmak, Sisifos’un kayayı sürekli yukarı çıkarıp tekrar düşürmesine benzer. Bu nedenle, işlemin her aşamasında uzmanlardan destek almak kritik önem taşır.

Sık Karşılaşılan Hatalar

Hata TürüAçıklamaOlası Sonuçlar
Satışa hazırlık yapılmamasıHukuki, mali ve vergisel durumun önceden düzenlenmemesiDeğer kaybı, sürecin uzaması, yatırımcı kaybı
Kötü günde satışBorca batık veya kriz dönemlerinde şirketin satılmaya çalışılmasıDüşük değerleme, pazarlık gücünün azalması
Hazırlıksız yakalanmaİyi bir teklif geldiğinde süreci plansız şekilde hızlandırmakMaddi zarar, yanlış sözleşme hükümleri
Sorumlulukların dengesiz paylaşılmasıTarafların yükümlülüklerinin net belirlenmemesiHukuki uyuşmazlıklar, ek maliyetler
Entegrasyon süresinin yanlış hesaplanmasıSatış sonrası geçiş sürecinin maliyetinin doğru öngörülmemesiEk masraflar, satış bedelinde kesintiler, sürecin iptali
Ağır kredi yükleriŞirketin yüksek borçla satışa çıkmasıŞirket değerinde düşüş, alıcıların fiyatı kırması
Uyum eksikliği ve ülke riskiHukuki ve mali uyum politikalarının zayıf olmasıYabancı yatırımcı nezdinde düşük değerleme, işlem gecikmeleri
Tedarik zincirinde kopmalarSatış sürecinde tedarikçi veya bayi ağında iletişim sorunları yaşanmasıOperasyonel aksamalar, müşteri kaybı, işlem sonrası verimsizlik

1. Satış İçin Hazırlık Yapılmaması

Bir şirketin, her an satılacakmış gibi hukuki ve mali açıdan hazır olması gerekir. Satıcı taraf, defterlerin usule uygun tutulduğunu, mevzuata tam uyum sağlandığını ve gerekli hukuki önlemlerin alındığını yatırımcılara gösterebilmelidir. Bu noktada satıcı tarafından yapılacak “internal due diligence” çalışması büyük avantaj sağlar. Böylece alıcının sorularına hızlı yanıt verilebilir, tespit edilen risklerin gerçekte ne ifade ettiği net biçimde ortaya konabilir.

2. Kötü Günde Satış

Borca batık şirketlerin birleşme veya devralma seçeneğini değerlendirmesi yaygındır. Ancak bu durum, şirket değerini düşürebileceği için hukuki, mali ve vergisel önlemler alınmalıdır. Uzman danışmanlarla yapılacak değerleme çalışmaları, şirketin gerçek potansiyelini ortaya çıkarabilir.

3. İyi Teklife Hazırlıksız Yakalanma

Değerli bir şirkete iyi bir teklif geldiğinde, satıcılar bazen aceleyle süreci hızlandırmak isteyebilir. Ancak gerekli hukuki ve mali hazırlık yapılmadan adım atmak çoğu zaman maddi kayıplara yol açar. Teklifin yüksekliği, hazırlıksızlığın yaratacağı riski ortadan kaldırmaz.

4. Sorumlulukların Dengesiz Paylaşılması

Taraflar arasında sorumlulukların adil paylaşılmaması, ilerleyen dönemlerde sorunlara yol açar. Bu nedenle işlem sözleşmesi müzakerelerinde deneyimli hukuk, finans ve vergi danışmanlarının rolü büyüktür.

5. Entegrasyon Süresinin Yanlış Hesaplanması

Satış sonrası entegrasyon sürecinin maliyetinin doğru öngörülmemesi, beklenmedik finansal yükler doğurabilir. Bazı durumlarda, bu süreç uzadığı için satış bedelinin bir kısmı ödenmeyebilir ya da işlem tamamen iptal edilebilir.

6. Ağır Kredi Yükleri

Satış görüşmelerine yüksek kredi borçlarıyla başlamak, şirketin değerini düşürebilir. Kredi yapılandırmasının ihmal edilmesi, alıcı tarafın fiyatı düşürmesine zemin hazırlar. Özellikle enflasyonist dönemlerde bu durum satıcı açısından büyük zararlara yol açabilir.

7. Ülke Riski ve Uyum Sorunları

Yabancı yatırımcılar ve kredi kuruluşları, ülke riskini hesaba katarak işlem maliyetlerini belirler. Bu nedenle şirketlerin hukuki, mali ve operasyonel uyum politikalarını titizlikle yürütmeleri gerekir. Mevzuata uygun faaliyet gösteren şirketler, uzun vadede daha yüksek değerle alıcı bulur.

8. İşlem Bedelinin Para Birimi

Ödeme yapılacak para birimi ve kur tarihi, işlem maliyetini doğrudan etkiler. Türk taraflar arasında yapılan işlemlerde bedelin Türk lirası üzerinden ödenmesi kuraldır. Kur riskinden korunmak için ödeme yöntemlerinin uzman danışmanlarla planlanması gerekir.

9. Tedarik Zincirinde Kopmalar

Geniş tedarikçi ağına sahip şirketlerde, birleşme ve devralma süreci tedarik zincirinin tüm halkalarını etkiler. Sürecin şeffaf ve planlı yürütülmesi, kopmaların önlenmesi açısından hayati önem taşır.


Sonuç

Birleşme ve devralma süreçleri, ciddi bilgi birikimi, planlama ve profesyonel destek gerektirir. Hazırlıksızlık, yanlış değerleme, sorumluluk paylaşımındaki dengesizlikler veya entegrasyon sürecinin öngörülmemesi gibi hatalar; hem alıcı hem satıcı taraf için önemli riskler yaratabilir. Bu nedenle, süreç boyunca hukuk, finans ve vergi alanında uzman danışmanlarla çalışmak, başarılı bir birleşme veya devralma işleminin anahtarıdır.

Ben Avukat Alperen Eren.

Avukatlık stajımı, farklı dava türlerine yakından temas etme imkânı bulduğum Af Hukuk Bürosu’nda tamamladım. Bu süreçte hem teorik bilgimi pratikle pekiştirme hem de mesleki etik ve sorumluluğu yerinde öğrenme fırsatı edindim.

Mesleğe adım attığım ilk günden itibaren, hukukun yalnızca bir meslek değil, topluma hizmet etmenin en etkili yollarından biri olduğuna inandım. Müvekkillerime sadece hukuki destek değil, aynı zamanda güven veren bir yol arkadaşlığı sunmayı amaçlıyorum.

İletişim Bilgileri

Son Makaleler