Tehir-i icra, borçlu hakkında başlatılan ve ilama dayalı icra takibinde, takip dayanağı ilam için yasa yoluna başvurulması üzerine belirli koşulların gerçekleşmesi halinde mahkeme kararıyla icra takibinin durdurulması anlamına gelir. Bu yazıda, tehir-i icra sürecinin aşamaları ve uygulamadaki önemli noktalar ayrıntılı şekilde ele alınmıştır.

1. Tehir-İ İcra Nedir?
Kesinleşmeden icraya konu edilebilecek ilamlar dışında, icra takibine dayanak olan ilam için yasa yoluna başvurulmuş olması tek başına icra takibini durdurmaz.
Takibin durdurulabilmesi için borçlunun;
- İlama karşı istinaf veya temyiz yoluna başvurmuş olması,
- Teminat yatırması,
- İcra takibinin yapıldığı yer icra mahkemesinden icranın durdurulması kararı alması gerekir.
2. Tehir-İ İcra Kararı Verilebilmesi İçin Gerekli Şartlar
a. Borçlu Hakkında İlama Dayalı İcra Takibi Başlatılmış Olmalı
Mahkemece verilen ara kararlar veya geçici hukuki koruma kararları (ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz, delil tespiti vb.) ilam sayılmadığından bu kararlar için icranın geri bırakılması isteminde bulunulamaz.
Ayrıca ilam niteliğindeki belgelerin icra takibine konu olması durumunda da icranın durdurulması kararı verilemez.
İcra ve İflas Kanunu’nun 38. maddesinde ilam niteliğindeki belgeler şu şekilde örneklenmiştir:
- Mahkeme huzurunda yapılan sulhler,
- Mahkeme huzurunda yapılan kabuller,
- Para borcu ikrarını içeren noter senetleri,
- İstinaf ve temyiz kefaletnameleri,
- İcra dairelerindeki kefaletnameler.
b. İlam Henüz Kesinleşmemeli veya Kesinleşme Zorunluluğu Olmamalı
Kesin olarak verilen ya da kesinleşmiş olan ilamlar için icranın durdurulması talebinde bulunulamaz.
Ayrıca icraya konu edilebilmesi için kesinleşmesi zorunlu olan ilamlar açısından da tehir-i icra kararı verilemez.
c. Hukuksal Bir Engel Bulunmamalı
Takibe dayanak olan ilamın icrasının durdurulmasına yasal bir engel olmamalıdır.
Örneğin nafaka ilamlarında, istinaf veya temyiz yoluna başvurulması hükmün icrasını durdurmaz; üst mahkeme de nafaka ilamı için icranın durdurulmasına karar veremez.
d. Yasa Yoluna Başvurulmalı ve Bu Belgelendirilmeli
İcranın durdurulması için olağan kanun yollarına (istinaf veya temyiz) başvurulmuş olmalı ve bu başvuru belgelerle ispat edilmelidir.
İstinaf yolu kapalı bir karar için icranın geri bırakılması kararı verilemez.
Uygulamada, ilamın verildiği mahkemeden icra dairesine gönderilmek üzere istinaf kanun yoluna başvurulduğuna dair derkenar talep edilir.
Derkenar icra müdürlüğüne ulaştıktan sonra kapak hesabı çıkarılır ve bu tutar kadar teminat yatırılması gerekir. Teminat;
- Nakit olarak,
- Ya da kesin ve süresiz banka teminat mektubu şeklinde sağlanabilir.
Teminat mektubunun icra mahkemesince uygun bulunması ve fiziken icra dairesine teslim edilmesi zorunludur.
3. Borçlunun Tehir-İ İcra Talebinde Bulunması
Borçlu, icranın durdurulması için icra müdürlüğüne başvurarak mehil (süre) talep etmelidir.
İcra müdürü gerekli koşullar sağlandığında borçluya uygun bir süre verir. Bu belgeye mehil vesikası denir.
Kanunda sürenin uzunluğu belirlenmemiştir; uygulamada genellikle 90 gün verilir. Gerekirse ek mehil vesikası düzenlenerek süre uzatılabilir.
Nafaka hükümleri için mehil vesikası verilemez.
4. Teminat Gösterme Zorunluluğu
Borçlu, tehir-i icra talebinde bulunurken genellikle teminat göstermek zorundadır. Ancak;
- Borçlunun malvarlığı ilamda hükmolunan para veya eşyayı karşılıyorsa,
- Devlet veya adli yardımdan yararlanılıyorsa,
teminat şartı aranmayabilir.
Teminat olarak kabul edilen değerler şunlardır:
- Taşınır rehni
- Esham
- Tahvilat
- Taşınmaz rehni
- Geçerli banka teminat mektubu
Uygulamada çoğunlukla icra dairesi tarafından hesaplanan kapak hesabı tutarında nakit teminat yatırılır.
5. İcra Hukuk Mahkemesinde Dava Açılması
İcra müdürlüğünden mehil vesikası alındıktan sonra, takibin yapıldığı yer icra hukuk mahkemesinde icranın geri bırakılması talepli dava açılmalıdır.
Bu dava sonucunda şartlar mevcutsa mahkeme tarafından icranın durdurulması kararı verilir.
6. Özet Tablo
| Şart | Açıklama | Dayanak / Not |
|---|---|---|
| İlama dayalı icra takibi başlatılmış olmalı | Mahkeme ara kararları veya ihtiyati tedbir gibi kararlar ilam sayılmaz. | İİK m. 38 |
| İlam kesinleşmemiş olmalı veya kesinleşme zorunluluğu bulunmamalı | Kesin hüküm veya kesinleşmesi gereken kararlar için tehir-i icra istenemez. | Yargıtay içtihatları |
| Yasal engel bulunmamalı | Özellikle nafaka ilamlarında icranın durdurulması mümkün değildir. | İİK ve ilgili mevzuat |
| Kanun yoluna başvurulmuş ve belgelendirilmiş olmalı | İstinaf veya temyiz başvurusu yapılmalı ve derkenar icra dosyasına sunulmalıdır. | İstinaf / temyiz dilekçesi |
| Teminat gösterilmeli | Kapak hesabı tutarında nakit veya banka teminat mektubu sunulmalı. | İİK m. 36 |
| Mehil vesikası alınmalı | İcra müdürlüğünden uygun süre talep edilmeli. | Uygulamada genellikle 90 gün |
| İcra hukuk mahkemesinde dava açılmalı | Süre içinde icranın geri bırakılması talepli dava açılmalıdır. | İİK m. 36 uyarınca |
📌 Sonuç
Tehir-i icra süreci, borçlu açısından icra takibinin geçici olarak durdurulmasını sağlayan önemli bir yasal mekanizmadır. Ancak bu süreçte;
- Sürelerin kaçırılmaması,
- Teminat şartlarının eksiksiz yerine getirilmesi,
- Gerekli başvuruların belgelenmesi
büyük önem taşır. Hatalı veya eksik işlemler, icra takibinin durdurulamamasına yol açabilir.

