Arkadaşınıza veya akrabanıza güvenip borç para verdiyseniz ve aradan uzun süre geçmesine rağmen geri ödeme yapmıyorsa, “Paramı nasıl geri alabilirim?” sorusu aklınıza gelmiş olabilir. Bu durum, toplumda oldukça yaygındır. Özellikle yakın arkadaşlık veya aile ilişkilerinde resmi sözleşme yapılmadan verilen borçların geri ödenmemesi halinde, yasal haklarınızı bilmek son derece önemlidir. Bu yazıda, Kayseri avukat ve Kayseri icra avukatı deneyimleri ışığında, borç verdiği halde parasını tahsil edemeyen kişilerin başvurabileceği hukuki yolları adım adım ele alıyoruz.


Borç İlişkisinin Hukuki Niteliği ve İspatı

Türk hukukuna göre bir kişiye belli bir miktar para verip geri almayı beklemek ödünç (karz) sözleşmesi olarak adlandırılır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nda tüketim ödüncü olarak düzenlenen bu sözleşmede, borç veren parayı teslim eder, borçlu ise belirlenen zamanda geri ödeme taahhüdünde bulunur. Bu tür bir ilişkide ispat yükü alacaklıya (borç verene) aittir. Yani, arkadaşınıza borç verdiğinizi siz kanıtlamak zorundasınız.

Borç İlişkisini İspat Etmenin Yolları

  • Yazılı belgeler: İmzalı senet, sözleşme, banka dekontu veya noter onaylı makbuz.
  • Banka transfer açıklaması: Dekontta “borç olarak verilmiştir” veya “geri ödenmek üzere verilmiştir” yazması büyük avantaj sağlar.
  • Tanık ve yazışmalar: Belge yoksa, mesajlar ve tanık beyanları delil başlangıcı olarak değerlendirilebilir.

Yargıtay uygulamalarına göre açıklamasız para transferleri genellikle “borç ödemesi” olarak kabul edilir. Bu nedenle açıklama kısmına mutlaka “ödünç para” ibaresini yazmak önemlidir.


Borçlu Ödeme Yapmıyorsa: Başvurulabilecek Hukuki Yollar

Borç verdiğiniz kişi ödemeyi reddediyorsa, artık durumu resmileştirip yasal yollara başvurmanız gerekir. Türk hukukunda iki temel yol vardır:

  1. İlamsız icra takibi başlatmak (mahkeme kararı olmadan, icra dairesi aracılığıyla)
  2. Alacak davası açmak (mahkeme kararıyla alacağın tahsili)

Genellikle ilk olarak ilamsız icra takibi tercih edilir çünkü daha hızlı sonuç alınabilir. Borçlu itiraz etmezse haciz işlemiyle alacağınızı tahsil edebilirsiniz. Ancak borçlu itiraz ederse, itirazın iptali davası açmanız gerekir.


İhtar Şartı ve 6 Hafta Süre Verilmesi Gerekliliği

Borç için bir ödeme tarihi belirlenmediyse, borcun ödenmesini istediğiniz tarihten itibaren 6 hafta beklenmelidir. Bu süre, Türk Borçlar Kanunu m.392 uyarınca muacceliyet (ödeme zorunluluğu) için gereklidir. Uygulamada icra takibinden önce noterden ihtarname gönderilir. Bu ihtarname ile borçludan ödeme talep edilir ve 6 haftalık süre başlatılır. Aksi halde, Yargıtay kararlarına göre (örneğin Yargıtay 2. HD, 2024 tarihli karar) süre dolmadan başlatılan takip usulden reddedilebilir.


İlamsız İcra Takibi (Mahkeme Kararı Olmadan Takip)

Elinizde mahkeme kararı olmasa bile doğrudan icra dairesine giderek ilamsız icra takibi başlatabilirsiniz. Bu süreçte borçluya ödeme emri gönderilir. Borçlu 7 gün içinde ödeme yapmaz veya itiraz etmezse, haciz işlemleri başlatılabilir.


Borçlunun İtirazı Halinde: İtirazın İptali Davası

Borçlu ödeme emrine itiraz ettiğinde takip durur. Bu durumda alacaklı olarak itirazın iptali davası açmanız gerekir (İİK m.67). Bu dava, itirazın size tebliğinden itibaren 1 yıl içinde açılmalıdır.

Mahkeme, borçlunun haksız yere itiraz ettiğine karar verirse:

  • İtiraz iptal edilir,
  • İcra takibi kaldığı yerden devam eder,
  • Ve borçlu aleyhine %20 icra inkâr tazminatı hükmedilebilir.

Örneğin 100.000 TL’lik bir alacağa haksız itiraz eden borçlu, davayı kaybederse en az 20.000 TL tazminat ödemek zorunda kalabilir.


Alacak Davası (Mahkeme Kararıyla Tahsil)

Borçlunun borcunu ödememesi halinde doğrudan alacak davası açabilirsiniz.
Bu durumda görevli mahkeme genellikle Asliye Hukuk Mahkemesi’dir. Dava sonunda mahkeme, borçlunun size borçlu olduğuna hükmederse, bu kararla ilamlı icra takibi başlatabilirsiniz.

İlamlı icrada borçlunun itiraz hakkı bulunmaz; ödeme yapmazsa doğrudan haciz uygulanabilir. Ancak bu süreç uzun sürebileceği için uygulamada önce ilamsız icra, sonra gerekirse dava açmak daha pratik bir yoldur.


Borcun Tahsili İçin Dikkat Edilmesi Gerekenler

1. Resmi Talep Gönderin

Ödeme tarihi yoksa, noter aracılığıyla ihtarname gönderin. Borç miktarını ve en az 6 haftalık süreyi belirtin.

2. Delillerinizi Toplayın

Banka dekontları, mesajlar, e-postalar gibi tüm delilleri saklayın.
Dekont açıklamasında “ödünç para” ibaresini kullanmak ispat gücünü artırır.

3. Arabuluculuk ve Uzlaşma Seçeneği

Zorunlu olmasa da arabuluculuk, dostane çözüm için tercih edilebilir.
Bazen arkadaşınız, dava süreciyle uğraşmamak için uzlaşmayı kabul edebilir.

4. Ceza Yolu Yoktur

Borç ödememek suç değildir. Ancak borç verirken sizi kandırmak amacıyla hile yapılmışsa, dolandırıcılık suçu gündeme gelebilir. Bunun dışında çözüm icra ve dava yoludur.

5. Zamanaşımına Dikkat Edin

Borcun geri alınması hakkı 10 yıl içinde kullanılmalıdır. Bu süre dolarsa, borçlu zamanaşımı itirazıyla borcu ödemekten kurtulabilir.

6. Uzman Desteği Alın

İcra ve dava süreçleri teknik detaylar içerir. Bu nedenle deneyimli bir Kayseri icra avukatı ile çalışmak, süreci hızlandırır ve hata riskini azaltır.


Altın Tavsiye: Senet Alın

Arkadaşınız “şu tarihte ödeyeceğim” diyorsa, o tarihli bir senet imzalatmanız büyük avantaj sağlar.

  • Senet, borçlunun ödeme taahhüdünü yazılı hale getirir.
  • Ödeme yapılmazsa kambiyo takibi başlatabilirsiniz.
  • Senet imzalamaktan kaçınan borçlu genellikle sizi oyalamaktadır.

Sonuç: Hakkınızı Aramaktan Çekinmeyin

Özetle, arkadaşınıza verdiğiniz borcu geri alamıyorsanız:

  • Önce delillerinizi toplayın,
  • Noter aracılığıyla ödeme talebi gönderin,
  • Gerekirse ilamsız icra takibi veya alacak davası yoluna gidin.

Arkadaşlık ilişkisi nedeniyle duygusal davranmak anlaşılabilir; ancak hukuk düzeni alacaklıyı korur. Gerekirse profesyonel destek alın, süreci bilinçli şekilde yönetin.

Unutmayın:
Haklı olan, hakkını aramaktan çekinmemelidir.
Doğru adımları atarak ve gerektiğinde bir Kayseri icra avukatı desteğiyle paranızı hukuken tahsil edebilirsiniz.

Ben Avukat Alperen Eren.

Avukatlık stajımı, farklı dava türlerine yakından temas etme imkânı bulduğum Af Hukuk Bürosu’nda tamamladım. Bu süreçte hem teorik bilgimi pratikle pekiştirme hem de mesleki etik ve sorumluluğu yerinde öğrenme fırsatı edindim.

Mesleğe adım attığım ilk günden itibaren, hukukun yalnızca bir meslek değil, topluma hizmet etmenin en etkili yollarından biri olduğuna inandım. Müvekkillerime sadece hukuki destek değil, aynı zamanda güven veren bir yol arkadaşlığı sunmayı amaçlıyorum.

İletişim Bilgileri

Son Makaleler