Avukat Alperen Eren olarak, Kayseri Avukat ve Kayseri Hukuk Bürosu çerçevesinde İş ve İşçi hukuku alanında faaliyet göstermekte ve avukatlık hizmeti ile hukuki danışmanlık hizmeti verilmektedir.

Giriş

İş bu makalede 4857 sayılı İş Kanunu (“İş Kanunu” veya “İK”)’na tâbi olan işçilerin, İK’nın geçici 6. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 1475 sayılı mülga İş Kanunu’nun 14. maddesi hükümleri esas alınarak düzenlenen kıdem tazminatı uygulamasının genel esasları ele alınacaktır. Makalede kıdem tazminatına hak kazanma koşulları, kıdem tazminatının ödenmesi, hesaplanması ve zamanaşımına ilişkin usul ve esaslara ayrıntılı olarak yer verilmiştir.


Kıdem Tazminatı Kavramı

Kıdem tazminatı, işçinin asgari çalışma süresini doldurması ve kanunda öngörülen nedenlerden biriyle iş sözleşmesinin sona ermesi halinde, işçinin kıdemi ve ücreti ile orantılı olarak işverenin ödemek zorunda olduğu bir tazminattır.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 2007/3906 E., 2009/12118 K. ve 28.04.2009 tarihli kararında kıdem tazminatını şöyle tanımlamıştır:

“İşverene ait bir ya da birkaç işyerinde belli bir süre çalışmış bir işçinin, işini kaybetmesi halinde işinde yıpranması, yeni bir iş edinmede karşılaşacağı güçlükler ve işyerine sağladığı katkı göz önüne alınarak, geçmiş hizmetlerine karşılık işveren tarafından işçiye kanuni esaslar dahilinde verilen toplu paraya kıdem tazminatı denilmektedir.”


Kıdem Tazminatına Hak Kazanma Koşulları

1. En Az Bir Yıllık Kıdem Süresi

İşçinin kıdem tazminatına hak kazanabilmesi için aynı işverenin işyerinde en az bir yıl çalışmış olması gerekir. Bir yıldan artan süreler de hesaba katılır. Yargıtay ve öğretide kabul edildiği üzere, aynı işverenin farklı işyerlerinde veya holding bünyesinde geçen süreler de kıdeme dâhildir.

2. İş Akdinin Belirli Nedenlerle Sona Ermesi

İş sözleşmesi yalnızca kanunda belirtilen nedenlerle sona erdiğinde kıdem tazminatı hakkı doğar. Tarafların anlaşması (ikale), belirli süreli sözleşmenin sona ermesi veya işçinin istifası halinde kural olarak kıdem tazminatı ödenmez. Ancak sözleşmelerle işçi lehine farklı düzenlemeler yapılabilir.


Kıdem Tazminatına Hak Kazanma Durumları

Fesih SebebiKıdem Tazminatı HakkıAçıklama
İşveren tarafından 25/II dışındaki nedenlerle fesih✅ Evetİşçi en az 1 yıl çalışmışsa hak kazanır
İşveren tarafından 25/II (ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık) nedeniyle fesih❌ Hayırİşçi hak kazanamaz
İşçi tarafından 24. maddeye dayalı haklı nedenle fesih (sağlık, ahlak, zorlayıcı sebepler)✅ EvetKıdem tazminatı ödenir
İşçinin istifası (süreli fesih)❌ HayırKural olarak hak kazanılamaz
Kadın işçinin evlilik nedeniyle feshi (1 yıl içinde)✅ EvetEvlilik tarihinden itibaren 1 yıl içinde fesih halinde
Erkek işçinin muvazzaf askerlik nedeniyle feshi✅ EvetAskerlik sebebiyle iş akdi sona ererse hak doğar
İşçinin yaşlılık/emeklilik aylığı veya toptan ödeme için feshi✅ EvetSGK belgesi ile ispat şarttır
İşçinin ölümü✅ EvetMirasçılar kıdem tazminatı alır

İşveren Tarafından Fesih (İş Kanunu 25/II Hariç)

İşverenin ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı haller (İK 25/II) dışında yaptığı fesihlerde işçi kıdem tazminatına hak kazanır. Ancak işçinin hırsızlık yapması, işvereni yanıltması, işyerinde alkol veya uyuşturucu kullanması gibi nedenlerle yapılan fesihlerde işçi kıdem tazminatına hak kazanamaz.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 2011/48519 E., 2013/33271 K. sayılı kararında, işçinin işverenin kasasından izinsiz para almasının güveni kötüye kullanma olduğunu ve bu durumda kıdem tazminatına hak kazanamayacağını belirtmiştir.


İşçi Tarafından Haklı Nedenle Fesih

İşçi, İş Kanunu’nun 24. maddesinde sayılan hallerde iş akdini feshederek kıdem tazminatına hak kazanabilir:

  • Sağlık nedenleri (işin işçi için tehlikeli hale gelmesi, bulaşıcı hastalık vb.)
  • İşverenin ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranışları (ücretin ödenmemesi, cinsel taciz, hakaret vb.)
  • Zorlayıcı sebepler (işyerinde bir haftadan fazla süreyle işin durması)

Buna karşılık işçinin istifa (süreli fesih) yoluyla sözleşmeyi sona erdirmesi halinde kıdem tazminatı hakkı doğmaz. İstisnaları; askerlik, evlilik ve emeklilik halleridir.


İşçinin Ölümü Halinde Fesih

İşçinin ölümü ile iş sözleşmesi sona erer. Bu durumda işveren, TBK 440. maddesi gereğince ölüm tazminatı yanında, şartlar sağlanmışsa işçinin mirasçılarına kıdem tazminatı ödemek zorundadır.


Muvazzaf Askerlik Nedeniyle Fesih

İşçinin askerlik nedeniyle işten ayrılması halinde kıdem tazminatına hak kazanır. Bu fesih, İş Kanunu 25/II kapsamında olmadığından işçi korunmaktadır.


Emeklilik (Yaşlılık Aylığı) Nedeniyle Fesih

İşçi, SGK’dan emeklilik veya toptan ödeme hakkını belgelendirdiğinde iş akdini feshederek kıdem tazminatına hak kazanır.


Kadın İşçinin Evlilik Nedeniyle Fesih

Kadın işçi, evlendiği tarihten itibaren bir yıl içinde iş sözleşmesini sona erdirirse kıdem tazminatı hakkı doğar.


Kıdem Tazminatının Ödenmesi

  • Kural olarak fesih tarihinde ödenmelidir.
  • Hak sahibi hayattaysa işçi, ölmüşse kanuni mirasçılarıdır.
  • Kıdem tazminatı ücret niteliği taşımadığından haczedilebilir ve devredilebilir.
  • TBK 440. madde uyarınca ayrıca ölüm tazminatı da söz konusu olabilir.

Kıdem Tazminatının Hesaplanması

  • Hesaplama işçinin brüt ücreti ve kıdemine göre yapılır.
  • Her tam yıl için 30 günlük brüt ücret esas alınır.
  • Bir yıldan artan süreler de orantılı olarak hesaplamaya katılır.
  • Deneme süresi ve çalışılmış sayılan diğer süreler kıdeme dâhildir.

Zamanaşımı

12.10.2017 tarihli 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ile kıdem tazminatında zamanaşımı süresi 10 yıldan 5 yıla indirilmiştir. Süre, fesih tarihinden itibaren işlemeye başlar.


Sonuç ⚖️

Kıdem tazminatı, işçi için önemli bir mali hak olup, işçinin en az 1 yıl aynı işverene bağlı çalışmış olması ve iş sözleşmesinin kanunda öngörülen nedenlerle sona ermesi halinde gündeme gelir.

Özellikle;

  • İş Kanunu 25/II dışındaki fesihler,
  • işçinin haklı nedenle feshi,
  • askerlik, emeklilik, evlilik ve ölüm halleri

kıdem tazminatı hakkı doğurur. Buna karşılık, işçinin istifası veya işverenin haklı nedenle feshi halinde kıdem tazminatı ödenmez.

Yorum bırakın

Ben Avukat Alperen Eren.

Avukatlık stajımı, farklı dava türlerine yakından temas etme imkânı bulduğum Af Hukuk Bürosu’nda tamamladım. Bu süreçte hem teorik bilgimi pratikle pekiştirme hem de mesleki etik ve sorumluluğu yerinde öğrenme fırsatı edindim.

Mesleğe adım attığım ilk günden itibaren, hukukun yalnızca bir meslek değil, topluma hizmet etmenin en etkili yollarından biri olduğuna inandım. Müvekkillerime sadece hukuki destek değil, aynı zamanda güven veren bir yol arkadaşlığı sunmayı amaçlıyorum.

İletişim Bilgileri

Son Makaleler